Bugün Güvendemiyiz.

By bilgitekin
Bugün güvendemiyiz?
Planlar tamam ama ya hazırlıklar
Rusya’daki son olaylarda okulun teröristlerce ele geçirilip öğrencilerin önce pazarlık aracı olması sonrada teröristlerce bir kalkan gibi kullanılmasını dünyadaki bir çok aile korkuyla izledi.

Bu kuşatmanın üçüncü gününde askerler okul binasına girdi, 156 çocuk olmak üzere 335 kişi hayatını kaybetti.

El-Kaidenin 11 Eylül de Amerikadaki saldırısının üzerinden üç sene geçmesine rağmen hala Amerika’da bu ülkenin bir başka terörist saldırıya karşı nasıl müdahalede bulunacağı sorulmakta…

Ayer polis şefi Richard Rizzo’ya göre potansiyel hedefler sayısız olup, ülkenin büyük bölümü açık ve korumasızdır. Rizzo’ya göre Amerika diğer ülkelere karşı yaşaması ve yaşanması kolay aynı zamanda da insan hakları önemlidir. Ülkede teröristlere ilham verecek bir çok yeni fikir var. Kolay hedeflerin yanında zor hedeflerde var. Kolay hedef spor stadyumu gibi korunmasız herhangi bir hedeftir. Zor hedef ise havaalanı, polis gibi güvenliği alınmış bir tesistir. Genelliklede teröristler için bir çok kolay hedef sözkonusudur. Soru, teröristler saldırdığında otoriteler nasıl karşılık verecek?

Diyelim ki teröristler Amerika’da herhangi bir kentte okulu ele geçirdiler, kent polisi ve itfaiyesi hemen alarma geçip sözkonusu alana ilk ulaşan birimler olarak binanın etrafında konuşlanacaktır. Daha sonrada yerel güçler FBI’ya haber verip yardım isteyeceklerdir. Bütün bunlar dosyalarda yer alan acil durum planlarına göre olacaktır.
Bugünlerde bu planlar teknolojinin imkanlarınıda sonuna kadar kullanmaktadır. Burlington’da bütün polis devriyeleri kent sınırları içinde bulunan okulların planlarını bir CD içinde gerektiğinde taşınabilir bilgisayarlarında kullanmak üzere yanlarında bulunduruyor.

Burlington Polis Şefi Francis Hart ‘’Giriş, çıkış kapılarını, binadaki her kapıyı her pencereyi her detayı biliyoruz. Hepsine ayrı ayrı numara vermiş olduğumuzdan herkes için ortak referans noktalarını belirledik’’ dedi.

Polis gerektiğinde uygulanmak üzere okul tahliyesi ve kilitleme, kapatma tatbikatları yapmaktadır. Hart Okul yönetimleriyle koordineli olarak karşılıklı sorumlulukları tatbikatlarla denedik ve hatırı sayılır miktarda gereken ekipmanları hazırladık dedi.

Bir başka kentte polis yetkilileri 1999’daki Columbine Lisesindeki katliam sonrası taktiklerini değiştirmiş olup daha atılgan bir stratejiyi kabul etmişler. Littleton, Colo’daki Polis yetkilisi Edward Davis’inde belirttiği gibi eskiden çevreyi kuşatıp SWAT takımını çağırırken şimdi eğitim ve ekipman hazırlığı yapılmış okula girebilecek şekilde standart operasyon prosedürleri değiştirilmiştir.

Su kaynakları da terörist saldırılarına maruz kalabilir. 11 Eylülden sonra Amerika’daki bir çok su şebekesi, su kaynağı, su deposu polis kontrolüne alınmıştır. Davis polis biriminin diğer komşu güvenlik birimleriyle birlikte olası terörist saldırı ve su kaynağının kirletilme tehlikesine karşı savunma yapmak için hazırlıklı olduğunu belirtmiştir. Yetkililer güvenlik konularının tartışılması hususunda istekli görülmemektedir. Davis ‘’Buralarda aldığımız önlemleri, neler yapacağımızı, tedbirlerin ayrıntılarını kamuoyu önünde tartışmaya açıp elimizi güçsüzleştirmek istemiyoruz’’ dedi.

En azından su kaynaklarına yapılan saldırıya karşı müdahale tatbikatının yetkililerle birlikte yapıldığını belirten Kent yöneticilerinden T.J.McCarthy, senaryonun Merrimack Nehrine bir çeşit kimyasalın kasten veya kaza ile dökülmesiydi ve bu tatbikat sırasında acil durum planlarında yetkililerce bulunan zayıflıkları düzeltmek ve iyileştirmek için çalışmalara devam edildiğini söyledi.

Tren yolu, Denizyolu,Karayolu ve Havayolu terminalleri diğer potansiyel hedeflerdir. Mesela 11 Mart’ta İspanya’da Madrid’te teröristler 4 tren vagonunu havaya uçurmuş, 191 kişinin ölümüne, 1800 den fazla kişinin yaralanmasına neden olmuştur.

Davis aslında iki yıl kadar önce bunun gibi bir olayda yetkililer kendilerini test etme imkanına kavuşmuştu dedi. Trenyolunda vagonların yanında bir toksik gaz bulutunun rapor edilmesi üzerine yapılan araştırmada trenyolu kenarında bir tankerden klor sızıntızı ve yakınlarında boş bir av tüfeği fişeğinin saptandığını belirten Davis, Bir saat içinde FBI ‘dan özel eğitimli bir Tehlikeli Madde takımının olaqy yerine ulaştığını Washington’daki Güvenlik Departmanınında olayı telefonla izlediğini söylemişdir.

Daha fazla maddi kaynak gereksinimi sözkonusudur. Özellikle terörist saldırılara karşı hazırlık yapmak için gereken en önemli konu yeterli fon imkanının bulunabilmesidir. Küçük kent ve kasabalar fon bulamamaktadır. Burlington, gaz maskeleri, koruyucu giysiler ve botlar almak için 30.500 dolar fon alabilmiştir. 62 memurunun olduğunu belirten Burlington polis şefi Hart çok fazla bir ilerleme kaydedemediklerini söylemişdir.

İtfaiye şefi Kevin Lyons eğitimler için daha fazla paraya ihtiyacı olduğunu ama yakın gelecekte bunun karşılanabileceği meçhul demiştir. 2004 senesinde eyaletin devletden 44 milyon dolar alacağını bununda 5 bölgeye dağıtılacağını belirten Lyons, eyaletdeki beş bölgeden planlama gruplarının ihtiyaç duyulan malzemeleri belirttiklerini, gerek federal gerek eyalet kural ve prosedürlerine göre dağıtımın yapıldığını söylemiştir. Söz konusu planların gözden geçirilmekte olduğunu ve gelecek yıl için fon lama bütçesinin bir ay içinde ortaya çıkacağını ifade ederek anti terörist harcamalarının finansmanının adil olmadığını bütçede ayrılan fonların potansiyel saldırı riskine göre değil eyalet nüfusuna göre saptanmakta olduğunu söylemiştir.

Tyngsboro kent yönetiminden Paul Boushell Eğitim için ayrılan paranın yetersiz olduğunu, 11 eylülden bu yana kentlerin acil durum planlarını daha iyi ve kuvvetli hazırladıklarını ama aynı derecede hazırlıklı olmadıklarını söylemiştir. Doğal olarak herhangi bir acil duruma veya afete karşı gerçekten tamamen hazırlıklı olabilmek pek mümkün değil ama polis ve itfaiye birimleri olarak elimizden gelen en iyi şekilde hazırlık yapıyoruz diyen Boushell 11 Eylülden önce her kentte birimlerin ayrı ayrı hazırlık yaptıklarını şimdi ise polis, itfaiye, sağlık ve diğer birimlerin birbirleriyle koordineli bir şekilde hazırlık yapmakta olduklarını ifade etmiştir.

Billerica Polis Şefi Daniel Rosa şimdilerde ise kentlerin kendi kaynaklarından çok komşu kent kaynaklarıyla daha ayrıntılı çözümler için çalışmaya başladığını, bunun için çaba sarfedildiğini söylemek yanlış olmaz dedi. 11 Eylül sonrası bitmez tükenmez kaynaklara sahip görünen New York şehri bile dışarıdan kaynak ve yardım arayışı içinde olmuştur.

Acil durum yöneticisi William Desrosiers ‘’İnsan kaynaklı afetler ve Doğal afetler için Planların her yıl hiç olmazsa iki yılda bir güncelleştirilmesi gerekir. Herkesin acil durum planları var ama yetkililer sadece bir acil durum söz konusu olduğunda bu planları açıp okumakta, planlara başvurmaktadır. ‘’ dedi.

En basit anlamda planlar büyük bir kaynak listesidir. İhtiyaç duyduğunuz ’x’ kaynağı nasıl elde edebileceğinizi, kiminle temasa geçeğinizi, kaynağı ne kadar süre sonra elde edebileceğinizi öğrenebilirsiniz. En azı 100 sayfa olan bu planlar sürekli ve düzenli olarak güncelleştirilmelidir. Bir çok konunun ele alındığı, tahmin edilmeye çalışıldığı ama olaylar gerçekleşinceye kadar planlarda yüzde yüz başarılı olduğunuzu öğrenme şansınız bulunmamaktadır. Terörizm için hazırlanan planlar da deprem gibi, fırtına, sel gibi afet ve acil durumlar için hazırlanan plan formatına dayanmaktadır. Terörist olaylar bir sürü diğer acil durum müdahale planlarının kombinasyonudur. Terör olayları aslında bombalı olaylar olup, bazen halk sağlığı acil durumlarını gerektiren biyolojik, kimyasal, radyoaktif olabilmekte, birden çok teröriste karşı müdahale planları bütün diğer bileşenleri içerecek şekilde planlama yapılmasıyla sonuçlanır.

Bu çok yönlülük eğitim arayışında olan ilk müdahalecileri zorlamaktadır. Tehlikeli Madde uzmanları terörist saldırıya müdahalede kullanılabilmekte ama eğitim ihtiyaçları için para bulmak zor olmaktadır. En önemli eksiğin eğitim olduğunu söyleyen Chelmsford Polis Şefi Raymond McCusker hazırlanmak için eğitim ve tatbikat yapmalısınız demiştir.

‘’Kentlerin bir çoğundaki müdahaleci güçler bilgi – kaynak – sorumlulukların paylaşımı demek olan birleşik komuta yapısı içinde görev yapacak şekilde eğitilmiştir. Federal yasalara göre zaten 2005 sonuna kadar tüm şehir ve kasabalar Ulusal Olay Yönetim Sistemine geçmiş olacaktır.’’ diyen Billerica Polis Şefi Daniel Rosa, Bunun kritik olaylar için afet ve acil durum yönetimi eğitimi demek olduğunu belirtmiştir.

Sistem bir tür komuta zinciri tesis eder. Söz konusu sistemde planlarda acil durum yöneticisi, polis, itfaiye, kent yöneticisi, sağlık müdürü, fen işleri, bayındırlık ve iskan müdürü halka ne olduğu ve nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgi vermeye yetkilidir.

Haberleşme en önemli konudur. Bir saldırı söz konusu olduğunda halka bilgi vermek başarılı bir müdahale planının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Hangi haberleşme sisteminin iyi olduğu, iyi işleyeceğini söylemek mümkün değil. Bir çok olasılık denenmelidir. Eğer bir saldırı sonrasında elektrik mevcutsa radyo ve televizyon hatta internet kullanılabilir.

Otomatik yollanan, gönderilen, aranan telefon şebeke sistemlerinde önceden kaydedilmiş bant ve ses sistemlerinin kaydedildiği bilgisayar sistemleri kullanılabilir.
Ama elektriğin olmadığı ve haberleşmenin zorlaştığı durumlarda daha az teknolojik imkan kullanılarak kapı kapı sokak sokak dolaşılarak yazılı, görsel, işitsel malzeme kullanılarak haber verilebilir.

Acil durum yada afet de kenti, kasabayı tahliye etmek en zor işlerden biridir. Bunun için sokak sokak gezen polis devriyesini, korna, hoparlör, radyo ve televizyonu, telefonları, interneti, yazılı ve görsel medyayı, yada başka bir alarm ve uyarı sistemi kullanılabilir.
Tahliye edilenlerin nereye gönderileceği nerde barındırılacağı afet yada acil duruma göre değişecektir. Ya kent sınırları içinde yada dışında bir yerde barınak ve sığınak açılabilir.

Bu metnin orjinali Sun’da (http://www.lowellsun.com/) Junk Minch tarafından kaleme alınmıştır.

Bunları okur okumaz ya bizde durum nasıl diye şöyle bir durakladım.
Düşündükçe, 1999’dan bu yana geldiğimiz noktayı, yaptığımız hazırlıkları, olumlu gelişmeleri, Buzdağının su üstünde kalan kısmını hatırladım.

Son 3-4 sene içinde; yapılanları, olumlu gelişmeleri, yasa ve kanunlarda düzenleme gayretlerini, devletin, hükümetlerin eksikleri ve zayıflıkları görüp düzeltme gayretleri, klasik sistemlerden modern sistemlere yöneliş, teknolojiyi kullanma ve teknolojiye geçme arzusu, afet kongreleri, çalıştayları, seminerler, toplantılar, konuyla ilgili bilimsel çalışmalar, halkı bilinçlendirme toplantı ve eğitimleri, ortaya konan uygulanabilir ve sürdürülebilir ürünler, fikirler, projeler, müdahale gücünün (sivil,resmi,askeri) sayısal, aletsel, eğitimsel artışı, giderek kriz yönetiminden risk yönetimine, birleşik bütünleşik kapsamlı bir yönetim anlayışının kıvılcımlarını gördük, izledik, yaşadık…

Peki ya buzdağının altı…

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.